Bu nehir bir yere varır mı?
Var mıdır sonu, var mıdır yolu?
Herkes ayrı bir noktadan dalar
Anlaşılmaz onun yolu

Kimi giderken önünden
Bu yol nedir, nereye gider?
Bakarsın ancak
Görür müsün, görmez misin?

Der bazısı bu yol doğru
Gel bana bu yana doğru
Hoş gelir o yol kimine
Dalar gider, kaybolur

Bazısı yanar sularda
Görünce titrersin
Ateşinden donarsın
Nehrin içinde batar çıkarsın

Bulamazsın yönünü
Zaten doğrusu bilinmez
Bilinse de görülmez
Gidilmez

Sınırlara zorlanır
Dalgalar tek tek içilir
Görününce bir soluk
Gözünde ömrün çizilir

Gülerek de yüzülür
Ağlanır da bölünür
Öfke ile çırpınırken
Dalgaların çözülür

Atlamadılar daha nehre
İzlerler bir serap
Önlerinde yüzenler
Her biri birer kitap

Çıkmazlar seraptan
Nehir yok sanki onlara
Çöldelerdir tek damlasız
Okyanusmuş onlara

Otlanırlar her vakit
Yavaş yavaş dökülür
Gözlerinden süzülür
Zamanın her parçası

Seslenir onlara
Çıkar biri nehirden
Kendini unutmuş
Yada belki sıkılmış

İter birini nehre
Bir bakmış ki yok
Girer nehre aranır
Gördüğünde, çölde

Denenir kıyıya çıkmak
Yoluna son vermek
Başarır başarmaz
Hangisi başarıdır?

Var mıdır?
Hangisi var mıdır?
Neden orada olsun ki
Yoksa bir yalan mıdır?

Dalmış, boğulmuşlar
Dalgaları ardında
Tutunca bir dalga
Görürsün ölüleri

Ölü ama capcanlı
Kıyıdakilerden gerçek
Bedeni olur bir mercek
Döner yıldıza baharı özler

Bilinmez de bir şey
Şu nokta da umuttur
Nehrin başı sonbahar
Yolun sonu ilkbahar

Dalınca bir seraba
Suyu da unutur
Gözleri perdeli
Çay içer hep keyifli