Çocuk yaşta sokakta ölmeyecek kadar güvende
Bombaları iftar topları sanacak kadar tehlikede

Kardeşlerine bir kitap hediye edecek kadar zengin
Akşama etli yemekler pişiremeyecek kadar fakir

Aynaya bir süre bakmaya dayanacak kadar güzel
Haftalarca gerek bile duymayacak kadar çirkin

Her mazlumun âhına ağlayacak kadar şefkatli
Kendi haline tek damla dökmeyecek kadar acımasız

Ağzına gelen her küfrü savuracak kadar dolu
Aklına gelen bir hissi dökemeyecek kadar boş

Anne kucağındaki bebekte gördüğü kadar temiz
Toprak koynundaki cesette gördüğü kadar kirli

Her notada kendisini duyabilecek kadar derin
Her bestede tek kendisini duyacak kadar sığ

Her sabah o yataktan kaldıracak kadar tatlı
Her gece de kabuslara daldıracak kadar acı

Gözün kısıp yarınlara baktıracak kadar aydınlık
Gözün yumup önüne bakamayacak kadar karanlık

Gözlerinden bir satır okunmayacak kadar durgun
O öfkesinden sual olunmayacak kadar şiddetli

Yaz akşamı top peşindeki bir çocuk kadar enerji dolu
Yaz güneşinde inşaattaki bir işçi kadar yorgun

Kış aylarında Akdenizin sokakları kadar ıslak
Yaz aylarında Afrikanın dudakları kadar kurak